Evlilik Ve Cinsel Sorunlar

Cinsel sorunlar, evliliklerin ve birlikteliklerin sağlıklı bir biçimde sürdürülmesini engelleyen en önemli etkenlerden biri olarak kabul edilmektedir. Hem özel yaşamı, hem de sosyal yaşamı olumsuz etkileyen cinsel sorunları yaşayan kişilerin toplumsal tabular nedeniyle uzmana başvurmakta zorlandıkları bilinmektedir.

Evlilikte Sık Görülen Sorunlar;

Veriler Cinsel işlev bozuklukları merkezine başvuran erkeklerin yüzde 58'inde sertleşme bozukluğu ve yüzde 42'sinde de erken boşalma sorunu görüldüğünü ortaya koyuyor. Kadınlardaki cinsel sorunlarda ise ilk sırada yüzde 66 ile vajinusmus yer alıyor. Vajinusmusu yüzde 25 ile "cinsel istek azlığı" , yüzde 17 ile "orgazm bozuklukları" izliyor.

Evlilik sorunları  ve Cinsel sorunlar nasıl etkileşir?

Eş ile ilgili genel sorunlar cinsel sorunlara neden olabilir ya da bu sorunları tetikler. Bazen de başlamış bir sorunun sürmesine neden olabilir.  Bunun tam tersi yani cinsellikle ilgili sorunlarda evliliği olumsuz yönde etkileyebilir. Yapılan araştırmalarda, evlilik sorunlarının yaklaşık yüzde ellisinin cinsel sorunlardan kaynaklandığını, gene benzer biçimde cinsel sorunlarında yüzde ellisinin evlilikteki diğer sorunlardan kaynaklandığı bilinmektedir.

Bize gelen maillerden bazı bazı klasik örneklere;( Eşimle olmak istemiyorum, eşimi arzulamıyorum, eşim beni itiyor, kasılıyor, cinsel olarak başkalarına ilgi duyuyorum, eşim erken boşalıyor eşimle cinsel olarak mutlu değilim vs.) baktığınızda evli çiftlerin cinsellik konusunda oldukça sorunlu olduklarını vurgulamalıyız. 10 yıl önce benim yaptığım bir çalışmada her 100 kişiden 50si cinsel bir sorundan şikayetçi ancak neredeyse hiç biri yardım aramıyor, size bu konuda yardım edelimmi dediğimizde yüzde 90 dan fazlası edin diye yanıt veriyor.

Cinsel isteksizlik hem erkek hem de kadın için evlilik sorunları ile en çok etkileşen bozukluk olarak kabuledilir. Gene vajinusmusla başlayan evlilik sayısı ülkemizde oldukça fazladır. Ve kimi yazarlar bu duruma tamamlanmamış evlilik derler Erkeklerde sık görülen rahatsızlıklar erken boşalma ve sertleşme sorunudur ve eşle ilişkiden direkt etkilenir, özellikle cinselliği eleştirici eş sorunun büyümesine neden olur.. Özetle evliliğin genel gidişi ile cinselliğin gidişi arasında çoğunlukla bir parelellik yaşanmaktadır.

Evlilikte cinsel sorun nedenleri;

Gücenme, bastırılmış öfke, güven kaybı, aldatma, ciddiye alınmama ("sadece yatakta istiyorsun" yaklaşımı), cezalandırılma, aşırı koruma bağımlılık (anne-çocuk ilişkisi), doğum sonrası sıkıntılar, doğum kontrol yöntemlerinden hoşlanmama, aşırı kibarlık.

Evlilik kurumu içinde özellikle her konuda dominant bir eş varsa diğer eş için cinselliği sabote etmek kazanılan tek zafer olabilmektedir.

Bazı evlilikler en başından erotizm olmadan tutkusuz, kısıtlı ve heyecansız bir cinsellikle başlarken; heyecanlı tutkulu ve cinsel açıdan keyifli başlayan birçok evlilik de bir süre sonra erotizmden uzak yaşanır hale gelmektedir. Bu yazıda evlilikteki cinsel yaşam psikososyal boyutları ile incelenmiş ve okuyuculara evlilikteki cinsellikle ilgili pratik bazı öneriler sunulmuştur.

Bize öğretilen ya da ilk 10 yaşta seyrettiğimiz evlilik modellerinde vurgu hep sadakate, güvenliğe, aidiyete,  konfora ve aile olmanın önemi üzerine yapılır.  Özgürlük, risk, erotizm, heyecan evliliğin dışına yansıtılır. Yansıtma işlemi egonun kendini korumak için kullandığı bir savunmadır. Yansıtma sayesinde kişi kendini doğru, dürüst, iyi, güvenilir algılar. İnsanın ruhsal yapısı; yansıtılan ama enerjisi asla kaybolmayan zıtlıklar için genellikle çeşitli savunmalar kullanılır; İlk ve en sık kullanılan bilinçdışı şema "yansıttıklarınla dışarıda savaş ki kaleye girmesin" yani kişi  yansıttıklarını dışarıda gördükçe öfkelenir tepkili, kıskanç ve muhafazakar biri haline gelir (bu sayede içindeki olumsuzlukları da kontrol altında tutmuş olur). Yansıtılanlarla ilgili diğer bir kural ise; evlilik dışına yansıtılan kutuplar kişi için aynı zamanda çekim alanı oluşturur. Kişi evlilikte yaşatmadığı cinselliğini, tutkusunu ve enerjisini dışarıda aramaya başlar. Evlilik dışı ilişkiler, hobiler ve iş yaşamı evlilikte yaşatılmayanlar için tutku ve enerji kaynağı haline gelirler. Geriye kalan enerjisiz, sıkıcı ama güvenli ve bildik bir evlilik alanıdır. 5 kez Paris'e gitseniz Paris tüm güzelliklerine rağmen sizin için en sıkıcı yer haline gelebilir.

Tüm bu anlattıklarım evlilik terapilerinde sıklıkla yer alır, bugün bizim cinsel ilişkimiz renksiz heyecansız diye bir cinsel terapi uzmanına gitseniz size ilk önerilerinden biri fantezilerinizi kullanın olacaktır. Aslında fantezilerimiz ihtiyacımız olan ancak kendimizde barındırmaya cesaret edemediğimiz ya da utandığımız kutuplarla bizi geçici uzlaştıran, buluşturan hayallerdir.

Gene yaşatılmayan ve yansıtılanlar gözlüğüyle evliliği ele aldığınızda klasik olarak bir süre sonra eşler birbirlerinin "kadınsı ya da erkeksi" tarafları ile birlikte birçok yönlerini keşfeder, kendilerinde bu yönleri tamamlarlar. Keşfedilmiş olan tanıdıktır, güvenlidir ancak heyecan vermez, sahip olunana tutku azalır.

Peki evlilikte iyi bir cinsel yaşam için ne yapalım?

1-   Olduğumuz gibi olalım, içimizde yaşatmayıp yansıttıklarımızın sorumluluğunu alalım; yani evlilik içinde de çocuksu, ahlaksız, özgür, tutkulu, erotik tarafımızı fark edip evlilik içerisinde yaşatalım. Ester Perelin "yatakta demokrasi olmaz" sözünü hatırlayalım.

 2-  Fanteziler bu konuda iyi yol göstericilerdir, korkmayalım (yapılan araştırmalar, insanların toplumca anormal olarak nitelenen fantezileri düzenli olarak hayal ettiklerini ancak bunu hayata geçirmediklerini göstermektedir-örneğin eşinizle yabancı biri gibi mailleşme ya da  bir otelde ilk kez tanışma ya da benzeri fantezileri deneyebilirsiniz).

 3-   İçinde ayrılık olasılığı olmayan bir ilişki güvenlidir ancak heyecansızdır. Bir çok kadın ve erkek, eşinin başkaları tarafından beğenildiğini ya da küçük kaçamak girişiminden sonra ( mail, mesaj  vs)  eşini çok daha fazla arzulamaktadır. O nedenle evlilikte kimse tam bir rehavete kapılmamalı kendisine ve eşine gerekli özeni göstermelidir.

 4-   Evlilik içi iletişim ve evlilikle ilgili-cinsellik dışı alanları- iyileştirdiğinizde evlilikte cinsel hayatınızda renklenir. Evlilik içi gücenmeler, tutulan duygular çok büyük oranda cinsel isteksizlik yaratır.

 5-   Yukarıdakileri yapabilmek, repertuarı geliştirmek için bireyin kişisel gelişim konusunda da bireysel olarak çalışması gerekir.

 6-   Yukarıdakiler sizin için zor ya da anlamsız görünüyorsa evliliğinizi kurtarmak ya da iyileştirmek için en azından tek seanslık bir evlilik terapisi danışmanlığı almanızı öneriyorum.

 

 

Anahtar kelimeler: evlilikte cinsel ilişki, evlilikte cinsellik, evlilikte cinsel hayat, evlilikte cinsel sorunlar, cinsel terapi, evlilik terapisi